KIRIK HİKÂYELER| CÜNEYT ÖZYER
Dün Öldüm
- Hüzünlü Bi' Aşk Hikâyesi


Akşamüstüydü. Genç adam elindeki çiçeklerle heyecan içinde geldi sahile... Etrafa şöyle bir gezdirdi... Yoktu, gelmemişti. Bir banka oturup, beklemeye başladı. Saatine baktı. “Geç kaldı, geç!” dedi. Oysa çok özel bir gündü. İki yüzük almıştı. Gözlerini denize çevirdi. Denizin sonu yoktu.

Bir süre martıları seyretti. Tekrar saatine baktı... Endişelenmeye başladı. O'nu hiç bu kadar beklememişti. Artık çok geç kalmıştı, hem de çok... Gözlerini yere indirdi, kapattı. Güneş battı. Ufuktaki kızıllık ta, alaca karanlığa karışıp kayboldu. Gelmedi. Telefonunu açmadı. Evin telefonu açılmadı. Annesi telefonunu açmadı.

Evine gitti. Annesi evde yoktu. Evde kimse yoktu. Komşularına sordu, gören-bilen yoktu. Çiçekleri paspasın üstüne bıraktı. Kendi evine gitti.

...

Ertesi gün çok aradı. Telefonları açan olmadı. Aynı saatte aynı yere geldi. Yüzükler kutusunda, kutu ceketinin iç sol cebinde, çiçekler elinde, aynı bankta oturdu. Aynı süre bekledikten sonra kalkıp evine gitti… Çiçekleri paspasa bıraktı. Sonra her gün aynı saatte geldi. Yüzükler kutusunda, kutu ceketinin iç sol cebinde, çiçekler elinde, aynı bankta oturdu. Aynı süre bekledikten sonra kalkıp evine gitti… Çiçekleri paspasa bıraktı. Evine gitti.

...

Bir ay sonra kızın evine dönen sokağa girince hemen sağda, kuytu başındaki kaldırımda oturan yaşlı kadını gördü… Çiçekleri ona vermeye başladı.

Üçüncü gün kadın sordu;
- Gelmedi mi?
- Gelmedi.

Kadın;
- "Artık çiçek alma, gelmez" dedi.

O yıl, her gün aynı saatte geldi. Yüzükler kutusunda, kutu ceketinin iç sol cebinde, çiçekler elinde, aynı bankta oturdu. Aynı süre bekledikten sonra kalkıp evine gitti… Çiçekleri kızın evine dönen sokağa girince hemen sağda, kuytu başındaki kaldırımda oturan yaşlı kadına verdi.

...

364. gün başları eğik beş papatyayı alan kadın yine sordu:
- Geldi mi?
- Gelmedi.
- Gelir bekle.

Ertesi gün son ölü papatyayı uzattı ve;
- "Gelmedi" dedi adam.
- "Bana geldi" dedi yaşlı kadın.

Adam büyük-kısa bir şaşkınlıkla çevreye bakındı. Kimse yoktu. Yaşlı kadın, kirden ve yırtıklardan salkım saçak olmuş entarisinin cebinden bir yüzük kutusu çıkarıp adama uzattı. Aldı açtı adam. Kokusunu hissetti... Sarsıcıydı. Yere yığılırken kutunun kapağını kapatıp ceketinin sol iç cebine koydu. Gözlerini denize çevirdi. Tam boğulacakken, bir buluta tutunup yükseldi, kurtuldu... Tekrar düştü denize... Başka bir dalga, başka bir bulut... Sonra başka bir dalga, başka bir bulut... Öylece kaldı bir süre. Eli kendiliğinden ceketinin sol iç cebine gitti. Kutuyu tekrar açtı. İçinde otuz iki kez katlanarak özenle yerleştirilmiş bir kağıt vardı. Açtı... Açtı... En sondaki kareciğe kum tanesi gibi harflerle yazılmış notu okudu...


- Dün ben öldüm sevgilim. Gelemedim, affet.

Adam yaşlı kadının yüzünü görmek istedi. Yaklaştıkça, yaşlı kadın kuytuya çekildi... Sokak lambasının zayıf aydınlığında merdivenin altındaki kırık ayaklı ahşap bankı ve üstünde özenle istiflenmiş çiçeklerini gördü. Kurumuştular. Sonra bir an, kadının alt dudağındaki bene takıldı gözü... Uzanıp elini tutmak, çıkarmak istedi kuytudan. İyice uzaklaşmıştı, dipteydi kadın.

Zayıf ve hırıltılı bir sesle dedi ki;
- Git artık, ben de öleceğim.

Cüneyt Özyer
Kırık Hikâyeler
Aralık 2007, Bahçelievler-Ankara



< ÖNCEKİ | KURUCUYA DÖN | SONRAKİ >



Bİ' DAVET YAPIN




Temas

Görsel İletişim Tasarımı, Pazarlama İletişimi, Siyasal İletişim, Markalaştırma, Yaratıcı Yazarlık alanlarında elli yıllık deneyime sahip Üstat Cüneyt Özyer'den bir konferans almayı veya bir etkinliğinize katılmasını düşünürseniz aşağıdaki formu doldurup gönder butonuna dokunmanız yeterli. Size çok kısa sürede cevap verecektir.



Gidiyor...
Mesajınızı aldık. Teşekkür ederiz. Size en geç iki iş günü içinde cevap vereceğiz.

Bize aşağıdaki telefon veya e-posta adresimizden de ulaşabilirisiniz. Bi' kahve içmeye her zaman bekleriz.

Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi,
Başkent Güvengir Küme Evleri
2908. Sokak No: 30
Çayyolu - Ankara / Türkiye

Gsm: 0 (532) 332 37 80
e-posta: info@grafikevi.com.tr