ANI HİKÂYELER| CÜNEYT ÖZYER
Yiğidin Sırtı
Öksüz Olur
- Bilge Bi' Aşk Hikâyesi


Ortanca ablam Kırıkkale'nin Ahılı kasabasına öğretmen olarak tayin olunca, biz de küçük ablamla yanına gönderildik. Küçük ablam lisenin son sınıfını, ben tamamını Kırıkkale'de okuduk.(1971-73 yılları...) Bir Murat Amca vardı. Şavşat'tan askerlik için buraya gelmiş, yetim kalınca da geri dönmemiş. Şavşatlı Şavşatlıyı nerede olsa bulur... Biz de gittik bulduk Murat Amca'yı. Daha doğrusu aile büyüklerimiz tanışır imiş, ablamın tayini sonrası haberleşilmiş. Biz bulduğumuzda biraz kamburu çıkmış ama halâ çok yakışıklı bi' bakkal amcaydı. Askerdeyken çok güzel futbol oynarmış. Keşfetmiş, Kırıkkalespor genç takımına almışlar. Doğal olarak ta bütün kızlar peşinde.

Eşi Naciye Teyze... Naciye Teyze de fena halde tutulunca Murat Amca'ya, demiş ki babasına "bu yakışıklı yiğidi bana al".

Naciye Teyze'nin babası Hacı Amca varlıklı bir adamdı. İç güveyi almışlar Murat Amca'yı, almışlar ama destansı bir düğünle... Sonra Barut Fabrikası'nda işe koymuşlar. Sokağa cepheli binasının altında bir de bakkal açmış Hacı Amca... Bakkala hafta içi kendi bakıyor, hafta sonlarında damada emanet ediyormuş. "Ama baba, çok yoruluyor benim kocam" deyince taze gelin Naciye Teyze, "oyalansın" demiş Hacı Amca "oyalansın ki kızım, hem şeytan icadı top peşinde koşmasın, hem de kızlar peşine düşmesin."

Artvin Bakkaliyesi.

Hey gidi Hacı Amca... Hey gidi bu toprakların "iyi" insanları.

Biz üç kardeş, Hacı Amca'nın Tepebaşı Mahallesi'nde, sokağa açılan tahta bir kapıdan girilerek arka içlere doğru uzanan avlunun iki tarafında dizili, tek katlı kerpiç evlerinden birinde kalırdık. Her sabah evden birlikte çıkar, Büyük Ablam dolmuşla 15-20 km uzaklıktaki Ahılı'ya, Küçük Ablam'la ben yürüyerek Cumhuriyet Meydanı'ndaki liseye giderdik. Yine her sabah Murat Amca'dan, o hafif esmer ve kocaman somun ekmeği almak üzere; mutlak görevim olarak uyandırılışıma (madem uyanmışsınız, biriniz gidin alın diyerek) içerlesem de, geri dönüşte göğsüme verdiği sıcaklık ve o muhteşem kokunun ruhumu yumuşacık yapan etkisini asla unutamam. Büyük Ablamı 2002 yılında kaybettik. Ardından onunla kimi anılarımızı betimleyen dizeler yazmıştım. Buraya Kırıkkale yıllarımıza dair şu aşağıdaki dört dörtlüğü almak istedim...

/

"Yuvasından ayrılmış, gurbette üç can idik,
Tepebaşı’nda üç yıl, üç dünyayı öğrendik
Yaban ellerde bizim, gülen yüzümüz sendin
Gencecik öğretmeni, bozkırda bir beldenin

Avludaki kavaklara sığırcıklar konardı
Hacı Amca rastlarsa, Muhammet’ten sorardı
Pazar banyo günümüz. Yani ıslak cehennem...
Ah be Naciye Teyze, bir de saat tutardı

Evimiz iki oda, bir de sofa… (arada)
Üç delikli kuzine sobamız da burada
Kibritler ıslanmıştı, boru üstüne koydum
Başına düşmesine halâ çok gülüyorum

Ne tez geçti o yıllar, üç oldu dayı oldum
Sabah bolca ağlaştık, öğlen okulda oldum
Lise son derslerinden bebekle imtihanım
İki diploma ile ikmalsiz mezun oldum

/

Murat Amca asla bir iç güveyi gibi yaşamamış!.. Ben de liseli başımla o üç yıl hiç öyle bir hal görmedim. Hacı Amca'nın oğlu gibi olmuştu.

Derdi ki Naciye Teyze; "Yiğidin sırtı öksüz olur."

Şavşatlı Murat Amca'nın öksüz sırtına sarılan, esirgeyen, örten Naciye Teyze'ye ve Anadolu'nun yavuk yürekli kadınlarına selam olsun.

Cüneyt Özyer
Anı Hikâyeler
08.04.2012, Bahçelievler-Ankara



< ÖNCEKİ | KURUCUYA DÖN | SONRAKİ >



Bİ' DAVET YAPIN




Temas

Görsel İletişim Tasarımı, Pazarlama İletişimi, Siyasal İletişim, Markalaştırma, Yaratıcı Yazarlık alanlarında elli yıllık deneyime sahip Üstat Cüneyt Özyer'den bir konferans almayı veya bir etkinliğinize katılmasını düşünürseniz aşağıdaki formu doldurup gönder butonuna dokunmanız yeterli. Size çok kısa sürede cevap verecektir.



Gidiyor...
Mesajınızı aldık. Teşekkür ederiz. Size en geç iki iş günü içinde cevap vereceğiz.

Bize aşağıdaki telefon veya e-posta adresimizden de ulaşabilirisiniz. Bi' kahve içmeye her zaman bekleriz.

Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi,
Başkent Güvengir Küme Evleri
2908. Sokak No: 30
Çayyolu - Ankara / Türkiye

Gsm: 0 (532) 332 37 80
e-posta: info@grafikevi.com.tr