ALINTI HİKÂYELER| CÜNEYT ÖZYER
Diplomasi
ve İkna
- Kurulmuş Bi' Hikâye


Yıllar sonra doğduğu çiftliğe gidiyordu. Epeyce yaklaşmıştı ki, arabası toprak yolda çamura saplandı. Bir süre kurtulmaya çabaladıktan sonra yardım istemeye karar verip yürümeye başladı.

Yakındaki bir çiftlikte çapa yapan yaşlı çiftçiyi gördü, yanına gidip durumu anlattı. Doğrulup arabanın saplandığı yere bakan çiftçi, “Warwick halleder” diye mırıldandı ve ahırına doğru yürümeye başladı. Adam çiftçinin arkasından yürürken aklında sadece Warwick’in kim olduğu vardı. Çiftçinin ahırdan yaşlı ve kör bir katır çıkardığını görünce şaşırdı.

Çiftçi arka arkaya dört katır bağlanabilen koşum takımını aldı ve birlikte arabanın yanına gittiler. Çiftçi koşum takımının en öndeki birimine Warwick'i bağladı. Geriye doğru diğer birimlere de başka katırları bağlar gibi hareketler yapıp, koşum takımından sesler çıkararak, "rahat dur Jak", "sıra sende Ted" gibi sözler sarfederek geri-geri aracın yanına kadar geldi. Hafif Rüzgar vardı ve önden esiyordu. Bu yaşlı Warwick'in gerçekte arkasında olsalar, diğer katırların kokusunu duymasını engelleyecek bir raslantıydı.

Çiftçi adama aracına binip çalıştırmasını ve işaretiyle vitese takıp aracı hareket ettirmesini istedi. İşaretini verdi ve aracın yanından bağırmaya başladı;

“Hadi Jack, hadi Ted, ha gayret Fred, hadi davran Warwick”

Yaşlı katır ismini duyduğu anda büyük bir gayretle ileri atıldı ve arabayı saplandığı çamurdan çıkardı. Adam araçtan inip köylünün yanına geldi ve şunları söyledi:

"Evet, her şeyi çok net anladım. Aslında bu yaşlı ve çelimsiz katırın gücü aracımı çamurdan çıkarmaya yetmezdi. Warwick'in kör oluşu, senin koşum takımına bağlı üç katır daha var zannettiren hareketlerin ve seslenişin, onun kendini bir takımın parçası gibi hissetmesini sağladı. Kör olmasa durumu görür, kendini, bu işi asla tek başına yapamayacağına koşullandırırdı. Onu ikna etmene rüzgâr da katkı sağladı. Üç katır daha olduğunu sandı, heyecana kapıldı ve üstüne düşeni yapmak için olanca gayretini verdi. Teşekkür ederim. Ama çoğu Warwick'e. Ona bir iyilik yapmak istiyorum. Lütfen şu parayı al ve üç genç katır al. Bir yüke onu da koş. Ama şöyle seslen. [Haydi, Jak, Ted, Fred Warwick'te arkanızda.]
(Türkçesi düzeltilmiş Alıntı)

Bu hikâyede fayda arttıran iki kavram görüyoruz; "yardım" ve "dayanışma"... Dayanışmanın kendisi yok ama ruhu bile yeterli olmuş.

Dünyada ve Latin Amerika'da "vicdanın sesi" olarak bilinen yazar Eduardo Galeano çok güzel özetlemiş;

- Ben "yardım"a değil "dayanışma"ya inanırım. Yardım, daha çok yukarıdan bakan dikey bir ilişkidir. Dayanışma ise yatay... Dayanışma birbirine saygı da ifade eder. Bunun için de kafayı değiştirmek gerekiyor. Sizin gibi düşünen ve davrananlarla dayanışmak kolay... Sizin gibi düşünmeyen, sizden olmayanlarla ortak hedef ve tavır yakalayıp dayanışma yaratabilirseniz, eşsiz faydalar üretirsiniz. Dayanışma, büyük mücadelenin kazananı olmaktan daha değerlidir.

Aslında bu hikâyede Warwick tamamen diplomatik beceri ile "ikna" edilmiş. Diplomasi ile kazanılan barış, orduların kazandığı savaşlardan daha kalıcıdır. (Lozan ve Montrö'yü düşünün.)

...

Demokratik dayanışma ile "Güçlü Parlamenter Sistem"e dönüş dileklerimle.

İyi Cumalar.

Cüneyt Özyer
Kırık Hikâyeler
Ocak 2018, Çayyolu-Ankara



< ÖNCEKİ | KURUCUYA DÖN | SONRAKİ >



Bİ' DAVET YAPIN




Temas

Görsel İletişim Tasarımı, Pazarlama İletişimi, Siyasal İletişim, Markalaştırma, Yaratıcı Yazarlık alanlarında elli yıllık deneyime sahip Üstat Cüneyt Özyer'den bir konferans almayı veya bir etkinliğinize katılmasını düşünürseniz aşağıdaki formu doldurup gönder butonuna dokunmanız yeterli. Size çok kısa sürede cevap verecektir.



Gidiyor...
Mesajınızı aldık. Teşekkür ederiz. Size en geç iki iş günü içinde cevap vereceğiz.

Bize aşağıdaki telefon veya e-posta adresimizden de ulaşabilirisiniz. Bi' kahve içmeye her zaman bekleriz.

Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi,
Başkent Güvengir Küme Evleri
2908. Sokak No: 30
Çayyolu - Ankara / Türkiye

Gsm: 0 (532) 332 37 80
e-posta: info@grafikevi.com.tr